Petek Güvesi
Genellikle
zayıf kovanlara musallat olarak büyük zararlar verir. Büyük petek
güvesi (Galleria mellonella) ve küçük petek güvesi (Achroca grisella)
olmak üzere iki çeşidi vardır.
Büyük
petek güvesi sarımsı boz renkte ve orta büyüklükte bir kelebektir.
Geceleyin kovanların deliklerinden içeri girerek yumurtalarını
çatlaklara, yarıklara ve çerçeve oyuklarına bırakır. Kovan içindeki
uygun şartlarda yumurtalar belli bir süre sonra küçük beyaz kurtçuklara
dönüşür.
Petek
güvesi en büyük zararını kurtçuk döneminde yapar. Kurtçuklar bu dönemde
petek gözleri içine girerek mum, bal ve polenle beslenir. Hareketlerine
petekler içinde kanallar açarak devam eder. Bu esnada geçtiği yerlere
ağ örüp siyah küçük pislikler bırakır. Havalandırmanın yetersiz ve
çevre sıcaklığı ılık olduğu şartlarda özellikle koyu ve polenli
peteklerde hızlı bir şekilde çoğalırlar.
Petek
güvesi kurtçukları bir süre sonra kovanın çerçeve veya gövde
kenarlarında beyaz kozalar içinde krizalit devresine girer. 8-10 gün
içinde bu kozalardan kelebek halinde çıkar. Bu yeni kelebekler
çiftleştikten sonra tekrar yumurta bırakmaya başlarlar.
Petek
güvesiyle mücadele etmenin en etkin yöntemi kovanları sürekli güçlü
tutmaktır. Güçlü bir kolonideki arılar petek güvesinin yumurta
bırakmasına izin vermezler. Kelebek yumurtasını bırakıp kurtçuklar
çıksa bile rahatlıkla bunları peteklerden temizlerler.
Dondurucu
soğuklar güvenin bütün dönemleri için öldürücü olduğundan,
kullanılmayan petekler soğuk ortamda saklanmalıdır. Ayrıca petekleri
ballıklarda seyrek yerleştirip, ballıkları üst-üste koyarak alttan
havanın girip üstten çıkmasını sağlayarak oluşturulacak hava cereyanı
da güvenin gelişmesini önlemektedir.
Eşek Arıları
Eşek
arıları bal arılarından daha büyük, kuvvetli, ince yapılı bir arı
cinsidir. Havada, kovan kapısı önünde ve hatta kovan içinde arıları
yakalayarak öldürür. Öldürdüğü arıların kanat ve kafalarını kopardıktan
sonra geri kalan kısmı yuvalarına taşır. Eşek arıları aynı zamanda
girmeyi başardığı kovanlardaki balı da yer.
Özellikle kurak geçen yıllarda kovanları söndürecek derecede tehlikelidirler.
Eşekarılarıyla
mücadele için çeşitli imha yöntemleri uygulanır. Özellikle ağaç
kovuklarına, saçak altlarına, metruk evlere, çalı içlerine yaptığı
yuvalarını bozarak mücadele etmek gerekir.
Arılık
civarına eşekarısı kapanı olarak satılan aletlerden konulabilir. Bu
aletlerin içine bırakılan et ya da ciğer parçasının kokusunu duyan
eşekarası içeri girer fakat dışarı çıkamaz.
Pratik
olarak şişelere pekmez ya da benzeri tatlılar koyarak arılıkta çeşitli
yerlere asmak da bir mücadele yöntemidir. Şişenin içine giren eşekarısı
bir daha dışarı çıkamaz.
Karıncalar
Özellikle
zayıf kovanların bal ve şuruplarına ortak olurlar. Bazen sürü şeklinde
istila ederek arı kolonisinin kovanı terketmesine de neden olabilirler.
Arıyı taciz eder ve çalışma verimini düşürür.
Mücadele
etmek için kovanların yerden yükseğe bir sehpa üzerine koymak gerekir.
Sehpa bacaklarına arının tırmanmasını engelleyecek yanık yağ vs gibi
maddeler sürülerek kovanlara ulaşması engellenir.
Arılığı
karıncaların saldırısından korumak için kovanların önü ve çevresini
temiz bulundurmaya dikkat etmelidir. Bilhassa karıncalara çok çekici
gelen arı ölüleri ve diğer artık maddeler toplanarak yakılmalıdır.
Arı Kuşu
Arı
kuşu, kırlangıç ve saksağan gibi kuşlar arıları yakalayarak yerler.
Bunlardan arı kuşu çok miktarda arı yiyerek arılar için çok zararlı
olmaktadır.
Arı
kuşu, yeşil, mavi, sarı kadife gibi parlak tüylü, görüntüsü çok güzel
bir kuştur. Genellikle gagası uzunca ve siyah, ayakları kırmızı
renklidir. Yazın sürüler halinde arılıklara kadar sokularak havada ya
da kovanın önünde yakaladığı arıları yer.
Arı
kuşunun verdiği en büyük zarar oğul mevsiminde döllenme uçuşuna çıkan
ana arıyı avlamasıdır. Bu o koloninin sönmesi anlamına gelir. Arıcı bu
yüzden yeni oğullarda anaarının yumurtlamaya başlayıp başlamadığını
kontrol etmelidir.
Zaman
zaman düdük çalmak, arılığa korkuluk asmak gibi fiziki tedbirlerle
mücadele edilmeye çalışılır. Zararlı böceklerle mücadele önemli bir kuş
türü olduğu için avlanması yasaktır.
Fare, Kirpi, Ayı
Fareler
özellikle kışın arıların faaliyetinin azaldığı zamanlarda kovanlara
girerek zarar verirler. Ölü arıları, petekleri ve balları yiyerek
kovanın sönmesine yol açabilecek tahribatlarda bulunurlar. Ayrıca
depolanan peteklere de musallat olabilirler. Farelerle mücadele için
gerekli fiziki tedbirleri almak gerekir.
Kirpiler de fırsat buldukça arılıklara girerek tahribat yaparlar.
Doğal
yaşam süren ayılar özellikle yerleşim merkezlerinden uzaktaki
arılıklara gelerek arılığın tümüyle yokolmasına yolaçacak tahribatta
bulunurlar. Ayı, arı, larva ve bal yemeyi çok sever. Bunları yemekle
kalmaz bulduğu kovanları sağa sola fırlatarak fiziksel olarak işe
yaramaz hale getirir.
Ayı
avlamak bir çok yerde yasak olduğu için en iyisi ayının arılığa
girmesini önleyecek fiziksel tedbirler almaktır. Geceleri ışık
yakılırsa ayılar arılığa uğramaya korkarlar.
Tarım İlaçları
Yoğun
olarak kullanılan tarım ilaçları gerekli önlemler alınmazsa bütün
arılığın toplu olarak söneceği sonuçlara yol açar.
Tarım
ilaçlarının olumsuz etkilerine maruz kalmamak için daha arılığın
kurulumu aşamasında yer seçimine dikkat etmek gerekir. Özellikle
arıcının denetimi dışında ilaçlama yapılabilecek olan büyük meyve
bahçeleri ve kültür bitkilerinin yetiştirildiği tarlaların uzağında bir
arılık yeri seçilmelidir.
İlaçlama
zamanı arıcının kontrolündeyse ve muhakkak yapılması gerekiyorsa
arıların dışarıda faaliyette bulunmadığı zaman dilimleri tercih
edilmelidir.
Özellikle
ağaçların ilaçlamasını çiçek açma zamanında yapmamak arıların buraya
gelip ölmelerini engelleyecek bir önlemdir.
Yoğun
ilaçlama yapılması riski olan yerlerde arıcı dikkatli olmalı ilaçlama
yapılacağını öğrendiğinde kovan girişini kapatarak arıların çıkışını
engellemelidir. Bu durumda birkaç gün içeride kalan arıların
havasızlıktan telef olmaması için muhakkak kovan havalandırma önlemleri
alınmalıdır. Ayrıca arıların su ve besin ihtiyacı da karşılanmalıdır.
Riskin
büyük olduğu yerlerde arıların telef olmasını engellemenin en garantili
yolu arılığı acilen en az 7 km uzaklığa taşımaktır.
|