|
1. Polenin Yapısı
Polen;
çiçekli bitkilerde çiçeklerin erkek
organlarınca üretilip dişi organın döllenmesini sağlayan
basitçe çiçek tozu olarak da adlandırılan
bitkilerin erkek cinsiyet hücreleridir. Bal arıları, poleni
büyük oranda yavru gıdası olarak kullanırlar. Polen kıymetli
bir protein, vitamin ve mineral madde kaynağıdır.
Polende 18
çeşit amino asit, 10 farklı mineral madde, B grubu
vitaminlerinin tümüne ek olarak C, D, E vitaminleri, doğal
hormon, enzim, koenzim, pigment, karbonhidrat ve fermentler
bulunmaktadır. Kaynağına göre değişiklik göstermekle birlikte
genel ortalama olarak polen; %35 karbonhidrat, %20 protein, %20 su, %5
lipid ve %20 dolayında diğer maddeler içerir. Polen, bir
canlının büyüyüp gelişebilmesi için
günlük alınması gereken aminoasitleri, vitaminleri ve mineral
maddeleri yeterli miktarlarda ve denge içinde bulunduran yegane
doğal besin maddesidir.
Polenin kimyasal yapısı, rengi, tadı, kokusu ve şekli bitki
türüne göre değişmektedir. Çoğunlukla sarı renkli
olup siyah, mor, pembe renkli polenlere de rastlamak
mümkündür. Ayrıca balın kaynağı, balda bulunan
polenlerin analizi ile belirlenmektedir.
2. Polenin Üretimi
Polen,
polen tuzakları kullanılarak toplanmaktadır. Kovan girişine değişik
şekillerde monte edilebilen tuzaklardan geçen arının taşıdığı
polen tuzak haznesinde birikir. Haznede biriken polen, 1-2 gün
aralıklarla boşaltılıp 42 oC'ı geçmeyen sıcaklıkta kurutma
dolaplarında kurutulup su oranı %7-8 oranına
düşürülür. Daha sonra eleklerden geçirilip
temizlenen polen hava almayacak şekilde ambalajlanıp 6 aylığa kadar
olan depolama için oda sıcaklığında daha uzun süreli
depolamalar için soğuk ortamda saklanır. Uzun süreli
saklanacak kurutulmuş ve temizlenmiş polen CO2 gazı ile fümige
edilebilir.
Yapılan
denemeler polen toplamanın, koloninin gelişmesi ve bunun sonucu olarak
da bal üretimi üzerinde önemli olumsuz etkide
bulunmadığını göstermiştir. Polen toplanması durumunda, arıların
daha çok polen toplama seferine çıkarak ve polen tuzağına
rağmen küçük polen kümelerini koloniye
geçirerek ihtiyaçları olan poleni depoladıkları tespit
edilmiştir.
Bal
üretimi yanında, gerektiğinde koloni beslemesinde kullanmak veya
ticari amaçla polen toplamanın daha kazançlı arıcılığa
vesile olduğu kesindir. Polen, teknik olarak kurutma dolaplarında
kurutulması yanında basit olarak havadar ve doğrudan güneş ışığı
almayan gölge bir yerde kurutulabilir.
3. Polenin Tüketimi
Polen,
daha önce de bahsedildiği üzere canlının gelişmesi ve
büyümesi için günlük alınması gereken
tüm gerekli maddeleri uygun denge içinde bulunduran yegane
doğal besindir. Bu bakımdan insan sağlığı ve beslenmesinde ve genel
vücut direncinin korunmasında büyük öneme sahiptir.
Polen, sabahları aç karnına, kahvaltıdan en az yarım saat
önce ya da akşam yemeğinden en az 4 saat sonra tercihen yatmadan
önce sade olarak veya ılık süt ve meyve suları içinde
alınmalıdır. Günlük alınması gereken doz duruma göre,
yetişkinlerde 15-40 g, 6-12 yaş grubu çocuklarda 10-15 g, 3-5
yaş grubu çocuklarda ise 5-15 g'dır. Bir yemek kaşığı kuru polen
yaklaşık 10 g'dır.
4. Polenin Faydaları
Genel
sağlığın korunması ve vücut direncinin artırılması yanında dengeli
beslenme amacıyla da tüketilen polen aşağıdaki hallerde de fayda
sağlamaktadır. Ancak nadiren de görülse polen bazı kişilerde
alerjik reaksiyona neden olabilir. Bu durumda polenin kullanılmaması
gerekir. Polen;
* Zihinsel ve bedensel yorgunluklarının giderilmesinde,
* Çocukların sağlıklı gelişmesi ve beslenmesinde,
* Düşünme, araştırma ve çalışma gücünün artırılmasında,
* Sporcuların ve yarış hayvanlarının performanslarının artırılmasında,
* Kansızlığın giderilmesinde,
* Karaciğer, prostat ve kanser hastalıklarında faydalıdır.
-İspanya’daki
bir araştırma grubu 15 farklı polen çeşidinin besin değerini
tetkik etmiş ve protein, yağ ile karbonhidrat gibi ana besin
maddelerinden zengin içeriği nedeniyle polenin günlük
beslenme planı için önemli bir tamamlayıcı madde
olabileceği yorumunu ortaya koymuştur. (Kaynak: Orzáez Villanueva et al. Int J Food Sci Nutr 2002; 53(3):217–24.)
-Yine
İspanya’da yapılmış bir deneysel araştırma polenin demir
eksikliği anemisi (kansızlığı) olan sıçanlarda demir, kalsiyum,
fosfor ve magnezyum gibi önemli minerallerin metabolizmasını
olumlu yönde etkilediği gösterilmiştir. (Kaynak: Haro et al. J Agric Food Chem 2000;48(11):5715–22.)
-Polenin
besin değerinin yüksek olduğu bilgisinden yola çıkılarak
İngiltere’de adölesan (ergenlik) çağındaki
genç yüzücüler üzerinde yapılan
karşılaştırmalı bir araştırma ilgi çekici bulgularla
sonuçlanmıştır: Buna göre 20’şer
yüzücüden oluşan iki gruptan birisine polen verilmiş
diğeri ise kontrol grubu olarak değerlendirilmiştir. Polen kullanan
yüzücülerin diğerlerine göre akciğer vital
kapasitelerinin anlamlı düzeyde arttığı ve 6 haftalık antrenman
periyodu süresince üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha az
yakalandıkları görülmüştür. (Kaynak: Maughan & Evans. Br J Sports Med 1982; 16(3):142–5.)
-Prof.
Dr. M. Mihri Mimioğlu ve Dr. Kadriye Sorkun'un birlikte kaleme aldığı
ve TÜBİTAK’ın ‘Bilim ve Teknik’ dergisinde (Ekim
1984, Sayfa 34) yayınladığı “Doğa Harikası Polen” başlıklı
bilimsel makalede polen ile ilgili yapılmış araştırmalarda elde edilmiş
önemli bilimsel veriler özetlenmiştir. Makaleye göre:
Polen metabolizmamız için çok değerli olan temel
maddeleri içerir. Organizmamızı zinde tutmak ve dengeli
beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri
tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem
taşımaktadır. Bir polen kürü ile en inatçı bağırsak
iltihabı bile iyileşebilir. Polenler bağırsak bakteri ve fermentleri
üzerinde olumlu etki yaparlar. Bu bakımdan polen fare ve
sıçanlar üzerinde çeşitli araştırmalarda
denenmiştir. Sonuçta polen yedirilen hayvanlar aynı değerde
protein ve vitamin içeren besin alan diğer hayvanlara göre
daha hızlı gelişmişlerdir. Bu bilgiler bize polenin besin
içeriği bakımından ne denli zengin bir kaynak olduğunu ve
bileşiminde insan sağlığı açısından önemli maddeler
bulunduğunu göstermektedir (Kaynak: TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi, 1984; Ekim: syf 34).
Arı poleninin faydaları saymakla bitmiyor…
| KALP DAMAR HASTALIKLARINDA POLEN |
En yaygın kalp hastalığı, damar kireçlenmesi ve tıkanmasıdır. Polenin
yapısında bulunan P vitamini ve diğer yararlı elementler damarları
yumuşatır, kana geçen civardaki artıkların idrarla dışarı atılmasını
sağlar. Ünlü araştırmacı Alain Caillas, kitabında “Miyokard enfaktüsü
ve kalbin kroner damarlarının tıkanmasında, polen sayesinde şaşırtıcı
iyileşmeler görülüyor. Rus Bilimler Akademisi’nde Prof. Beklerov ve
arkadaşlarının önemli araştırmalarına göre Polen, yüksek tansiyona,
damar sertliğine, kolesterol yüksekliğine, kroner tromboz ve felçlere
karşı koruyucu ve iyileştirici etki yapıyor.” diye açıklıyor. Hürriyet
gazetesinin “Püf noktası” sütununda “Çiçek tozu gençleştiriyormu ?
İsveçli Dr. Lars Eric Essen ve Dr. Tissinin, poleni yaşlı insanlar
üzerinde denemiş ve özellikle damar sertliğinde faydalı olduğunu
meydana çıkarmışlardır. ” diye yazılmıştır.
|
| RUH VE SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARINDA POLEN |
|
Bu hastalıkların tedavisinde en başta bol B vitaminleri gerekmektedir.
Bilhassa B1 vitaminine gereksinim vardır. Bu vitamine “Sinir dokusu
vitamini” denilmesi de bundandır. Polen de yüksek oranda B1 vitamini
mevcuttur. Ayrıca Polen bütün B vitaminleri kompleksidir. Dr. Raymond
Dextreit, düşünsel yorgunluk ve yaşamın bozuk düzeni nedeniyle
sinirleri zayıflamış, güçsüz kalmış kimselerin, günde yedikleri 2 kaşık
polen sayesinde sağlık ve sakinlik bulacaklarını yazmıştır. |
| |
| |
| SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARINDA POLEN |
Gastrit, Ülser, Kolit ve Hemeroid en yaygın sindirim sistemi
hastalıklarıdır. Gastrit ve Ülserin ana nedeni ise sinirseldir,
genelikle stresten kasılan (spazm yapan) mide kası sinirleri, o bölgeye
gelen kılcal damarları da kısarak bir bölgenin kansız kalıp, yaraya
dönüşmesine neden olur. Tedavi edilmezse insana yaşamı zehir eden
hastalıklardır. Ömür boyu diet uygulamayı veya ameliyatları gerektirir.
Bazı zamanlarda mide kanaması ve delinmesi şeklinde ölümlere neden
olurlar. Belirtilen gramajlar dahilinde yapılan Polen kürleri,
Mide-Barsak sistemine bağlı tüm hastalıklarda: geçici değil, Kesinkez
tedavi sağlar.
|
| KANSIZLIK VE ZAYIFLIKTA POLEN |
Polenin en belirgin ve yaygın özelliği, süratle iştah açıcı ve kan
yapıcı olmasıdır. Tedavilerde önemli olan, bileşiminde tüm cevherleri
taşıyan bir kan sağlamak ve hasta bölgeye ulaştırmaktır. Gerisini vücut
halleder…Nasıl bir otomobile, bozuk bir yakıt konduğunda çalışmasında
aksaklık meydana gelirse; İnsan vücudunun yakıtı da ona gerekli tüm
cevherleri bünyesinde bulunduran sağlıklı bir kandır. Kandaki
cevherlerin bir veya birkaçının eksikliğine Kansızlık yani Anemi denir.
Kansızlık her tür sağlık sorununa neden olan başlıca etkendir.
Ülkemizde yapılan araştırmalar halkımızın %60-70′inin kansızlık sorunu
olduğunu ortaya koymuştur. Düzenli kullanılan kürler sonucu; Polen:
Kanı temizler, Kanı filtre eder, Kan yapar, Direnci arttırır, Alyuvar
sayısını %30 oranında arttırdığı Bilim adamları tarafından
kanıtlanmıştır.
10 |
| SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARINDA POLEN |
Solunum sistemi hastalıklarının genel ve çok görülen nedeni üşütmektir.
Üşütme ile vücudun direnci kırılır, metabolizma vücut ısısını normale
çıkartmak için çaba sarfederken solunum yollarında virüs ve bakteriler
kendine yer ve ortam bularak süratle çoğalırlar. Nezle, grip, anjin,
faranjit, bronşit, zatürre, zatülcenp, astım, sinüzit ve verem gibi
hastalıklar meydana gelebilir. Bu hastalık mikropları burada da
kalmayıp, kan yolu mafsallara, kalp kapakçıklarına ve böbreklere vs.
geçerek daha hayati hastalıklara da neden olabilirler. Bu nedenle
solunum sistemi hastalıklarının süratle tedavisine gidilmektedir.
Gelişmiş ülke doktorları, bu hastalıklarda, diğer ilaçlarla birlikte
Polen de vererek tedavi yapmaktadırlar. Çünkü Polen vücut direncini,
kanın lökosit (alyuvarlar) ve antikor yapımını arttırır. Sovyet Prof.
N.Joiriche, burun ve boğaza polen püskürtülerek mukoza direncini
arttırmak ve virüsleri etkisiz kılmak yolundaki başarılı çalışmalarını
yayınlamıştır. 1957′de ilk kez Pasteur Enstitüsü’nde polenin verem
mikrobu olan “Koch” basiline karşı öldürücü etkisi olduğu saptandı.
Yapısındaki sakızlı maddesi, terementi esansı, nükleik asitleri ve Bol
B vitaminleri ile Polen, Akciğeri dezenfekte ettiği gibi, balgam
söktürücü, mikrop öldürücü, çabuk iyileştirici etkiye sahiptir.
|
| ŞİŞMANLIKLARDA POLEN |
|
Şişmanlık ve zayıflık gibi iki karşıt durumda vücuttaki fazla
karbonhidrat, glikoz ve yağları yakarak şişman bünyeyi zayıflatır,
metabolizma dengesi sayesinde zayıf düşen hücreyi derhal uyarır, üstün
kan yapıcı özelliğiyle kas gücü ve metabolizmayı çalıştırarak cılız ve
zayıf bünyeyi normal haline getirir. Polen, hücrelerde ki yanma olayını
metabolizmayı ve adrenalin salgılanmasını hızlandırır. Böylece biriken
yağların erimesini çabuklaştırdığı gibi, kas gücünü de arttırarak
zayıflama esnasında hissedilen halsizliği de giderir.
|
| PROSTAT HASTALIĞINDA POLEN |
|
Prostat bezesi idrar torbasının hemen çıkışında ve sadece erkeklerde
bulunan ceviz büyüklüğünde bir doğal subaptır. Beyinden uyarılan sinir
telleri omurilikten takiple prostata ulaşır ve gerektiğinde bu subapı
açıp, idrarın boşalmasını sağlar. Aynı beze idrar yolu kapayıp, meni
yolunu gerektiğinde açarak meni çıkışını sağlar. Bu esnada özel salgı
bırakarak spermlerin ölmesini önler. Bu harika organcık güçlü kaslarla
ve sinir sistemiyle istemli çalışır. Zamanında çok alkol kullanan
sinirleri yıpranmış kimselerle, başka hastalıklar için değişik ilaçlar
kullanmış veya idrarına mikroplar karışmış insanlarda ve yaşlılıktan
kasları gevşemiş olanlarda prostat sorunları görülmesi normaldir.
Yaygın prostat hastalığı ise prostatitis denilen, prostat
iltihaplanmasıdır. Prostatitis’te ve prostat hipertrofisi’nde Polenin
antibiyotiklerden daha etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Polen araştırmacısı Alain Caillas (Fransa Tarım Akademisi - Polen araştırmaları ile ödül kazanmış ) kitabında şöyle özetlemiştir.
“Polenin prostat hastalıklarına da şaşırtıcı etkisi vardır.
İsveçli iki araştırmacının, Upsala Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kliniği’nden Prof. Eric-Ask Umparc ile Lund Üniversitesi Cerrahi
Kliniği’nden Dr. Gosta Jonson’un çalışmaları polenin prostatitis’e en
iyi etkiyi yaptığını ortaya koydu. Prostat büyümesin de ise polen kürü
ile yapılan denemeler aralıklı gelen ve uzun süren hafif ağrıların yok
olduğunu ve idrara çıkma sayısının azaldığını gösterdi. Bilhassa ağır
prostat geçiren yaşlı hastaları ameliyattan kurtarmıştır.”
|
| YAŞLILIK SORUNLARINDA POLEN |
Enerji üreten, dinçlik kazandıran polen, bilhassa ileri yaşlarda çok
faydalıdır. Yaşlı insanların en çok yakındığı ve özlemini duyduğu sorun
cinsel yetersizliktir. Kan yapıcı, hücre tazeleyici ve uyarıcı Polen bu
soruna da büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Polenin, cinsel istek ve
gücü canlandırdığı, kullananlarca doğrulanmıştır. Polen, bir aylık
kürle, on yıl gençleştiren kimyasal içerikli sihirli bir değnek
değildir. Ancak devamlı ve düzenli kür kullanımı halinde; vücudu
hastalıklardan korur, kurtarır, kanı güçlendirir, kaybolan cinsel
yaşamı tekrar geri getirir, ömrü uzatır ve hastalıksız standardı yüksek
bir cinsel yaşam sürdürür.
|
| KISIRLARDA POLEN |
Polen kısırlarda da en önde gelen bitkisel gıdalardan biridir. Kısırlık
tedavisinin en güç olanı sinirsel kaynaklı hormonal olan şeklidir.
Kadın ve erkek beyninin ortasında bulunan nohut büyüklüğünde ki hipofiz
bezi, belli zamanlarda kadınlarda yumurtalıklara, erkeklerde ise
husyelere, omur ilik sinir telleri kanalı ile emir vererek yumurta ve
sperm üretmelerini sağlatır. Korku, şok, stres, beyin özürü veya
hastalıkları gibi nedenlerle hipofiz bezi bu görevini yapamaz ise
kadında “ovülasyon yokluğu”, erkekte “ozosperm” denilen canlı sperm
yokluğu ile kısırlıkları ortaya çıkarır. Dozajlı ve kaliteli bir
Polenle birlikte alınan Arısütü, Karakovan balı ve Kırmızı Ginseng,
vücuda hem olağanüstü doğal protein, aminoasit, vitamin, mineral
sağlayarak destek vermekte ve beyinde hipofiz bezindeki “Spazm”ı
çözerek yumurta ve canlı sperm üretimini tamamıyle üretmektedir.
|
| BEBEK ÇOCUK VE GENÇLERDE POLEN |
|
Yeni doğan bebek anne sütüyle beslenir. Eğer anne yeterli ve dengeli
besleniyor ise; anne sütünün kalitesi, bebeğin beyin ve vücut
gelişmesinin tam olabilmesi için yeterli olur. Dolayısıyla annenin süt
verme zamanında Polen yemesi, bebeğin beyin ve beden gelişiminde, kemik
kas yapısının güçlenmesinde, en önemlisi bebeğin bağışıklık sisteminin
kuvvetli olmasında olağanüstü rol oynamaktadır. Aynı zamanda Polenle
beslenen annenin, bebeğine verdiği anne sütü daha uzun sürer. Böylece
hem bebeğin gelişme bozukluğu önlenir hem de bebeğin kabızlığı önlenir,
gazı giderir ve hastalık kapmamasına yardımcı olur.
Gelişme çağındaki çocuklarda ise çocukların, bol kaloriye, bol
protein, vitamin ve madenlere ihtiyaçları vardır. Polen fazlasıyla;
Enerjiyi veren vitaminleri, boy uzatan hormonları karşılar, zekayı
çalıştırır, kemik ve kas kuvvetsizliklerini giderir.
Bilhassa fast-food alışkanlıklarına başlama çağı olan ve gelişmenin
durduğu genç yaşlarda kullanılan Polen kürleri; Gençlerin gelişmesini
durdurmaz, sportif faaliyetlerde başarılı olmalarını sağlar, zekalarını
çalıştırabilme kapasitelerinin en yüksek olduğu bu dönemde gerekli
aminoasit ihtiyacını karşılar ve sonuç olarak hayata başlama
adımlarında, beyin-beden gücü standartı yüksek olarak, polen
kullanmayan akranlarından, hem fizik hem de başarı olarak daha da önde
olurlar.
|
| SAÇ DÖKÜLMELERİNDE POLEN |
|
Polen, saçın suyu ve gübresidir. Saça faydası, kök kısmına yaptığı olumlu etkidir. Bileşiminde ki (doğanın sunduğu saf şekilde);
B5 Vitamini (pantotenik asit), niacin ve cystin, saç kökünü en iyi
şekilde besler, dökülmesini durdurur, cansız kılların kıl hacmini
geliştirir ve saçın gürleşmesini sağlar. |
yercilt
CİLT GÜZELLİĞİ VE POLEN :
Ciltteki çeşitli lekelerin,
sivilcelerin ve bozuk bir cilt oluşmasında en önemli etkenler, sindirim
sistemindeki bozukluk, karaciğer, kansızlık veya temiz olmayan
kandandır. Bilhassa sorun kanda ise; kan, derimize yönelik dış etkilere
karşı koyabilecek cevherleri taşımıyorsa, normal insan tenine olumsuz
etki yapamayan güneş ultraviyole ışınları bile, deride ki kalkan görevi
yapan kan maddeleri eksik olan kişiye etki yapıp, derisinde lekeler
meydana gelmesini sağlar. Bu nedenle, önce kanın atık maddelerden
arındırılıp tüm cevherlerle donatılması, kanın temizlenmesi, filtre
edilmesi gerekir. Bunu en iyi Polen sağlar. Hiç bir cilt sorunu
olmayan, canlı, sağlıklı parlak pembe bir cilt isteyen bayanlar, Polen
yiyerek ve maskesini yaparak ten hücrelerini besleyebilirler. “Oriane”
gibi bir çok ünlü güzellik kreminin özü Polen’dir. Tübitak Bilim ve
Teknik Dergisi Ekim-1984 sayısında Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu - Dr. Kadriye Sorkun’ un yazısında:
” Polen güzellik kremi olarak da
kullanılır. Bunun için, bir kahve kaşığı polen öğütülür ve taze yumurta
sarısıyla karıştırılır. Bu karışım hafif masajla yüze ve boyna sürülür.
Yarım saat beklenir. Zamanı dolunca bol su ile yıkanır. Sonuçta Cilt,
parlaklık ve tazelik kazanır ”
|